Reşit Özkanca Mikrobiyoloji

Covid Eris Varyantı nedir

Dünya Sağlık Örgütü, Covid’in yeni EG.5 (Eris) varyantına ilişkin yeni bir rapor yayımladı. Buna göre, daha önce “gözlem altındaki varyant” olan türün statüsü “izlenmesi gereken varyant” olarak değiştirildi ve “Eris”in yaygınlığında dünya genelinde istikrarlı bir artış olduğu kaydedildi.

Pandemi birçok kişi tarafından geçmişte kalan bir anı gibi görünse de koronavirüs, virüsün son mutasyona uğramış türleri nedeniyle artan yeni vakalarla yayılmaya devam ediyor.

Covid-19’un sene başında EG.5 adı ile tanımlanan yeni alt varyantı, Avrupa’da artış gösteriyor.

Vakalar küresel olarak artarken EG.5, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bu ay “izlenmesi gereken varyant” listesine alındı.

Yeni varyant EG.5 (Eris) nedir?

  • EG.5, Covid-19’un Omicron varyantının bir alt türü ve dünya çapında dolaşımda olan diğer varyantlarla yakından ilişkili. 
  • Virüsün mutasyona uğramış bir versiyonu olarak biliniyor.
  • Haziran ayı sonunda Covid-19 vakalarının yüzde 7,6’sını oluştururken, temmuz sonunda küresel olarak yaygınlığı yüzde 17,4’e yükseldi. 
  • DSÖ, geçen hafta EG.5 (Eris) varyantına ilişkin yeni bir rapor yayımladı.
  • Rapora göre, önceden “gözlem altındaki varyant” olan ve statüsü “izlenmesi gereken varyant” olarak değiştirilen Eris’in yaygınlığında istikrarlı bir artış olurken, 7 Ağustos itibarıyla 51 ülkeden 7 binin üzerinde numune paylaşıldı.
  • Mevcut kanıtlara dayanarak, Eris’in oluşturduğu halk sağlığı riski, diğer mevcut Covid-19 varyantlarının riskine benzer şekilde “küresel düzeyde düşük” olarak değerlendirildi.
  • Eris’in, özelliklerine bağlı olarak küresel olarak yayılabileceği ve vakalarda artışa neden olabileceği kaydedildi.
  • DSÖ’ye göre bu türün halk sağlığı riski, önceki dolaşımdaki varyantlara yakınlığı nedeniyle daha düşük.

EG.5’in (Eris) belirtileri neler ve diğer varyantlardan şiddetli mi?

Johns Hopkins Üniversitesi Moleküler Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Bölümü’nden profesör Andrew Pekosz, üniversitenin halk sağlığı okuluyla yaptığı röportajda EG.5’in semptomlarının diğer varyantlara benzer göründüğünü belirtti.

Covid-19 semptomları arasında ateş, öksürük ve yorgunluğun yanı sıra burun akıntısı, baş ağrısı ve kas ağrısı yer alıyor. 

Soğuk algınlığı, grip ya da zatürre gibi hissedilebilir.

DSÖ’nün Covid-19’a karşı mücadele ekibi lideri Maria Van Kerkhove, ay başında yaptığı açıklamada, “2021 sonundan beri dolaşımda olan diğer Omicron alt serilerine kıyasla EG.5’in şiddetinde bir değişiklik tespit etmiyoruz” dedi. 

Oxford Üniversitesi’nden Enfeksiyon ve Bağışıklık Profesörü Andrew Pollard, Euronews’e yaptığı açıklamada, Omicron ve alt varyantlarının virüsün önceki türlerine göre daha az şiddetli olduğuna dair bazı kanıtlar olduğunu kaydetti. 

Ancak bunun yorumlanmasının karmaşık olduğunu, zira nüfusun virüse karşı bağışıklığının yüksek olduğu ve insanların bağışıklığının da ciddi hastalıklara karşı savunma yapacağını söyledi.

Eris varyantı ne kadar dolaşımda?

EG.5 ilk etapta Çin, Japonya ve Güney Kore’deki dolaşımdan kaynaklanıyordu şimdilerde ise Kuzey Amerika ve Avrupa’da da artıyor.

Fransa Halk Sağlığı Kurumu, ülkede EG.5’in 17 Temmuz’da sekansların yüzde 26’sını temsil ettiğini, bir önceki hafta ise sekansların yüzde 15’ini oluşturduğunu ve bunun “küresel durumla tutarlı” olduğunu bildirdi.

İngiltere’de, özellikle EG.5.1 ülkedeki varyantlar için en hızlı büyüme oranına sahip ve vakaların yüzde 14’ünü temsil ediyor. 

İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansına (UKHSA) göre, yeni varyant Eris, ülke genelindeki her 7 yeni vakadan birini oluşturuyor.

Eris, yüzde 39,4’le vakaların yaklaşık yarısını oluşturan Arcturus’tan sonra İngiltere’de en yaygın ikinci varyant olarak kayıtlara geçti.

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerinden (CDC) alınan verilere göre, ABD’de EG.5, vakaların yaklaşık yüzde 17’sine tekabül ediyor ve izlemede olan diğer Omicron türlerinden daha fazla.

DSÖ, varyantla ilgili risk değerlendirmesinde “EG.5 prevalansının (yaygınlık) arttığı bazı ülkelerdeki vakalarda ve hastaneye yatışlarda artış görülmüştür, ancak şu anda EG.5 ile doğrudan ilişkili hastalık şiddetinde bir artış olduğuna dair herhangi bir kanıt yok” ifadelerine yer verdi

Kaynak Euronews

Konu ile ilgili yorumlarınızı bekliyorum

Delaying a COVID vaccine’s second dose boosts immune response (Prof.Dr.Reşit Özkanca WEB)

Older people who waited 11–12 weeks for their second jab had higher peak antibody levels than did those who waited only 3 weeks.

d41586-021-01299-y_19157264 Delaying a COVID vaccine’s second dose boosts immune response (Prof.Dr.Reşit Özkanca WEB)
A man in Tunis receives a dose of the Pfizer–BioNTech vaccine for COVID-19. Credit: Jdidi Wassim/SOPA Images/LightRocket via Getty

Facing a limited vaccine supply, the United Kingdom embarked on a bold public-health experiment at the end of 2020: delaying second doses of COVID-19 vaccines in a bid to maximize the number of people who would be at least partially protected from hospitalization and death.

Now, a study suggests that delaying the second dose of the Pfizer–BioNTech mRNA vaccine could boost antibody responses after the second inoculation more than threefold in those older than 801.

It is the first direct study of how such a delay affects coronavirus antibody levels, and could inform vaccine scheduling decisions in other countries, the authors say. “This study further supports a growing body of evidence that the approach taken in the UK for delaying that second dose has really paid off,” Gayatri Amirthalingam, an epidemiologist at Public Health England in London and a co-author of the preprint, said during a press briefing.

Many COVID-19 vaccines are given in two doses: the first initiates an immune response, and the second, ‘booster’ shot strengthens it. Clinical trials of the three vaccines used in the United Kingdom generally featured a three- to four-week gap between doses.

But for some existing vaccines, a longer wait between first and second doses yields a stronger immune response. Delaying the COVID-19 booster shots could also expand partial immunity among a greater swathe of the population than could the shorter dosing schedule. On 30 December, the United Kingdom announced that it would delay the second dose by up to 12 weeks after the first.

To determine whether the delay paid off, Amirthalingam and her colleagues studied 175 vaccine recipients older than 80 who received their second dose of the Pfizer vaccine either 3 weeks or 11–12 weeks after the first dose. The team measured recipients’ levels of antibodies against the SARS-CoV-2 spike protein and assessed how immune cells called T cells, which can help to maintain antibody levels over time, responded to vaccination.

Peak antibody levels were 3.5 times higher in those who waited 12 weeks for their booster shot than were those in people who waited only 3 weeks. Peak T-cell response was lower in those with the extended interval. But this did not cause antibody levels to decline more quickly over the nine weeks after the booster shot.

The results are reassuring, but are specific to the Pfizer vaccine, which is not available in many low-to-middle income countries, says Alejandro Cravioto, chair of the World Health Organization’s Strategic Advisory Group of Experts on Immunization. Countries will need to consider whether the variants that are circulating in their particular region might raise infection risk after only one vaccine dose, he says.

For the United Kingdom, extending the interval between doses was clearly the right choice, but the country’s lockdown deserves part of the credit for that success, says Stephen Griffin, a virologist at the University of Leeds, UK. “People are theoretically vulnerable between their first and second jab,” he says. “What’s worked in the UK is maintaining restrictions at the same time as vaccinating.”

doi: https://doi.org/10.1038/d41586-021-01299-y

References

  1. 1.Parry, H. M. et al. Preprint at medRxiv https://doi.org/10.1101/2021.05.15.21257017 (2021).